06 03 2011

Hasrete akıttığım gözyaşlarım...

Şanstı işte.Beraber olabilmemiz bile şanstı. Zamanımızın olması bile şanstı. Yani zamanının.Hafta sonlarını kavuşma ümidiyle beklerken, hayallerin kırılmasıyla iter oldum. Ne haftasonu istiyorum ne hafta içi.. Hiçbir şey istemiyorum artık. Dar geliyor. Zaten ırak olmanın verdiği acı, böyle olunca daha da katlanıyor. Ona dokunmak nasıl bir şey? Hayaliyle birlikte olmak, hayaline dokunmak, sarılmak... Peki ya gerçekte nasıl bir şeydi? Normal mi bu? Değil biliyorum. Kimsenin yaşayamayacağı bir şeyi yaşıyorum. Kimsenin özlemediği kadar özlüyorum.Kimsenin sevmeyi beceremediği kadar seviyorum. Kimsenin kıskanmadığı kadar içimde bir yerlerde kıskanıyorum. Kimsenin yapamadığı kadar onu düşünüyorum ve bir o kadar da karşılığını alıyorum. Ama şans bu ya. Ne dokunabiliyorum, ne de doğru düzgün vakit geçirebiliyorum. "Bırak, özle biraz" diyorsun ama, ben her an özlüyorum..Bilmiyorum, belki elimde değil. Böyle olmak yani.Sabır.. Biraz sabır ya sonu mutluluk olacak elbet... Yani.. Belki... Akıttığım yaşlar uğruna, dayanmak... Devamı

04 03 2011

Hüzün Perdesi Gözlerime İniyor...

Hayatımın içine edenler yetmedi. Hayatımın içine edenlerin yandaşları sardı dört bir yanımı. Sanki haklılarmış gibi. Ne yapsam geçmişi unutamıyorum. Hoş, herkes hakettiğini yaşıyor farkındayım. Bugüne kadar güvendiğim arkadaşıma hayatımı,kalbimi emanet etmişim. Ama o içten neşterlemiş yüreğimi. darma dağın etmiş. Hiç... Hiç sevmemiş aslında. Sırf parçalamak için sızmış içime... Parçaladı.. Ama, kendini mahveederek farketmeden. Aslında çok sevildiğini zannedip de, arkandan dönen dolapları öğrendiğinde sevilmediğini anlamak korkunç. Hem de hiç.. Her şeyin yalan olduğunu bilmek. Ben buyum arkadaş. Sevdiğim arkadaşımı, dostumu kıracak her şeyden çekinirim. Ama o, beni kırmakta hiç çekinmedi. Olsun dedim bastırdım, bastırdım. Sustum.. "Üzülmesin" dedim.. Yine sustum.. Bir kere bile kavga etmedim. Ben salak mıyım? Evet, bunları yaptığım için salağım. Bütün bunlara katlandığım için. Başkasını sevip de sustuğum için. Koy günahlarını ortaya.. Çıkar içindeki canavarı. Sal, gitsin. Yapamadım işte... Ben bu değilim.. Ben HERKES değilmişim. İşte bunlardı geçmişin izleri. kalbimde silinmez, bozulmaz yaralar bırakan bunlardı. Dostluğumun tüm hatıralarını birer birer yok eden izleri. Hiçbir şeyi hatırlayamamak ne acı... Ama belki de daha iyi.. Artık bırakın beni, bırakın hayatımdakini, bırakın her şeyimi. Defolup gidin, gölgenizi bile görmek istemiyorum Devamı

03 03 2011

Nasıl bir şeydi?

Öyle sevgi... Öylesine büyük bir sevgi... Dokunmadan böylesine bir sevgi beslemek, kokusunu bilmeden delicesine sevmek, ona sığınmak. Tamamen kendini ona teslim etmek, hiç hesapta yokken. Hayaliyle uyumak, onla uyanmak.. O yokken onun sıcaklığını hissetmek. İçinde.. En derinde... Neydi? Nasıl bir şeydi? Peki ya kıskanmak? Hak mı hukuk mu? Doğru mu yanlış mı? Muamma... Her şey muamma... Ama bilindik ya, seven insan kıskanır. Peki ya kıskanmak nedir? Onu delicesine severken kimseyle paylaşamamak mı? Yoksa, o, başkası ile konuşurken onun kalbini kırıp dökmek miydi? Hep bundan uzak durdum. Kırmaktan, dökmekten. Ama kıskandım. Kimi zaman içime attım. O delicesine duyguyu. Bastırmalıyım. Bastırmalı mıyım? Yoksa aşırısını engellemeli mi? Hangisi?  Onun resmini başkasının görmesine bile dayanamıyorum. Dayanmalıyım. Normal bir şey.. Sus.. Konuşma.. Az sabret. Başaracaksın yüreğim. O kadar büyük bir şey değil. Ne ki? Alt tarafı basit bir kıskançlık. Yenebilirim. Hissediyorum. Peki ya diğer şeyler? Bunu başarmalıyım. Kendim için, onun için, sevgimiz için her şey için. Her şeyi karşıma almalıyım, gerekirse kendimi... Devamı