28 06 2013

...

Şu hayatta en zor şeydir ölmek.. Çünkü çok istersin, ama yıllarca ölemezsin. Devamı

27 03 2013

Üst üste kaç ölüm.

Ne acılarım benziyor sizinkine, ne sevinçlerim Bırakında koşayım yalınayak Bırakında kanasın dizlerim Ben daha büyümedim diyorum kaç yıl olursa olsun Gelmeyin üstüme ben daha büyümedim Kaç yıl olursa olsun ben daha büyümedim, biliyorum Hala korkuyorum gök gürültüsünden Bakın savaş çıktı sanıyorum Kimsesiz olan sokak kedilerini saklıyor Solan çiçekler için ağlıyorum Kaç yıl olursa olsun ben daha büyümedim Siz gelebilir misiniz? Bir yağmur damlasına,   Sığabilir misiniz, Bir fındık kabuğuna? Yüreğim umuda bir eş Her gece koynumda güneş Uçuyorum, her yıldıza uğruyorum Bulutlarla oynaşıyorum Kötülere tuzak kurup, iyilere ödül dağıtıyorum Ben daha büyümedim, biliyorum Yıl kaç olursa olsun Gelmeyin üstüme ben daha büyümedim, biliyorum Hala korkuyorum gök gürültüsünden Bakın savaş çıktı sanıyorum Ne kadar güçlüsünüz söyleyin bana Susturabilir misiniz silahları sevginizle Varsın büyüsün çocuklar Düşsün gözlerimin mavi boncuğu Ben daha büyümedim, biliyorum & biliyorum Devamı

27 03 2013

insan nankordur.

Insan sadece iciyle savas halindedir halbuki. Ne istedigiyle yetinir ne aldigiyla. Insanoglu nankordur cunku, daha fazlasini ister her zaman. Insan kaybetmeye mahkumdur en sevdigi seyleri, her guzel seyin bitecegini bilir ama bilmezden gelir, sanki bitmeyecekmis gibi.   Bazen hayat bir insanin iki dudagi arasindan suzulup giden kelimeyle sonlanir "bitti" . Bazen degisim de biten bir seyle baslar. Hicbir sey ne zamani ne de kalbi geriye dondurebilir. Devamı

23 03 2013

Bırakın...

O gelmeden kaldırmayın cenazemi bırakın soğusun cesedim ben canımdan çok sevdim kimbilir belki o da sevmiştir... bırakın örtmeyin yüzümü son kez gelsin görsün beni pişmanlık duymasın üzülmesin soğuk ellerimi avuçlarına alsın susturmayın ağlasın onun gözyaşları damlasın üzerime bırakın kendi koysun beni mezara ve son defa fısıldasın kulağıma "SENİ SEVİYORUM BİTANEM NE OLUR KALK "diye Devamı

08 03 2013

Kurabiyeli Dondurma...

Her şeyden habersiz, oturmuş bilgisayar başında çayımı yudumluyordum. Henüz kahvaltı yapmamıştım. Birden telefon çaldı, arayan amcam. Sesi o kadar uykulu o kadar kötüydü ki..Babamın numarasını istiyordu. İrkildim. Hemen annemi aradım. "Bir şey mi oldu?" .. "Yoo, bir şeyden haberim yok benim." Ardından halamları aradım. Telefonda sesi çok kalın olan biri çıktı. Eniştemin sesi gibiydi, ama Atakan'a benziyordu. "Bir şey mi oldu, beni amcam aradı sesi kötüydü" dedim. "Hayır. Olmadı bir şey." Yine annemi aradım. Nefes nefeseydi. Bu sefer sesi kötüleşmişti.. Yüreğime indi.. "O.... Başımız sağolsun." "ANNE SEN NE DİYORSUNNN!" diye haykırdığımı hatırlıyorum. Yalan söyledim,şaka yaptım, demesini o kadar istiyordum ki... Yanlış anlaşılmaymış desin, gerçek değil desin ya da birisi uyandırsın bu bir rüya desin. Ama değildi, rüya değildi, yalan değildi, şaka değildi. ... Cenaze evi, binbir ağıt yükseliyor. Tanıdığım insanlar, en yakınlarım acıdan farklı bir kılığa bürünmüştü sanki. Aynı sesler, aynı inlemeler. Herkesin içinde farklı bir üzüntü, farklı bir keder..Gözpınarları ağlamaktan kup kuru olmuş, sadece yakarışlar var artık. Bazen gülüşmeler duyuluyor. Ama akla geldiği zaman yine hüzün.. Nasıl bir duyguysa artık... Çevredeki her şey o kadar boş geliyordu ki. Dünya ne kadar boş. Bir var... Bir yok... Bir yandan ayarlanmaya çalışılan cenaze, diğer yanda içinden çıkamadığım farklı yüzler, tanımadığım insanlar. Yanan gözlerim, acıyan kalbim, inanmakta zorluk çeken aklım... Gittim yanlarına "Ben de görmek istiyorum!!" itiraz ettiler ilk başta.."kaldıramazsın." Ama ben onun kızıydım. İlk göz a... Devamı